Çağdaş batı literatüründe kur'an metnine yaklaşımlar: Metin bütünlüğü arayışları

“Çağdaş batı literatüründe kur'an metnine yaklaşımlar: Metin bütünlüğü arayışları”

ERSİN KABAKCI

Özet

Kur'an'ın metin yapısı, XIX. yüzyıldan itibaren Batılı Kur'an araştırmalarının en dikkat çekici konuları arasında yer almıştır. Bahsi geçen dönemle birlikte beliren "dağınık metin" tasavvuru, 1980'lere kadar devam etmiştir. Sonrasında, Kur'an'ın "bütüncül metin" olduğu varsayımı temelinde yeni yaklaşımlarla karşılaşılmaktadır. Bu kapsamda, kısa Mekkî sûrelerden başlayıp Kur'an metninin tamamına uzanan seviyelerde bütünlük arayışını ifade eden esaslı bir literatür teşekkül etmiştir. Kur'an metininin yapısına ilişkin Batılı tasavvurda meydana gelen böylesine önemli bir evrilmenin nedenlerinin tespiti, Batılı Kitâb-ı Mukaddes ve Kur'an araştırmalarının tarihî ve teorik arka planının aydınlatılmasıyla mümkündür. Bu zaviyeden bakıldığında, XIX. yüzyıldan XX. yüzyılın son çeyreğine kadar bahsi geçen alanlarda tarihsel-eleştirel metotların etkili olduğu görülmekte ve bu etki neticesinde Kur'an'ın tarihsel metin olarak incelendiği bir döneme tanık olunmaktadır. Bu süreçte Kur'an'ın kendi tarihini aydınlatacak en otantik tarih metni olarak telakki edilmesi ise, metnin kronolojik tertibine yönelik arayışları beraberinde getirmiştir. Bu dönemde hâkim kanaat, mevcut tertibi itibariyle pek çok edebî "kusur" barındırdığı düşünülen Kur'an metninin, bir tarihsel akış sunmaktan da hayli uzak bir yapıda olduğu şeklindedir. Ne var ki, Kur'an metninin kronolojik tertibine ilişkin çalışmalar, ne tarihsel akış ne de varsayılan edebî sorunsalların çözümü hususunda kayda değer neticeler doğurmuştur. Bu durum, "metin yapısı probleminin" çözümü bağlamında yeni arayışları beraberinde getirmiştir. 1950'lerden sonra çağdaş edebiyat kuramlarında ve Kitâb-ı Mukaddes araştırmalarında önemli gelişmeler yaşanmıştır. Bu dönemde bahsi geçen alanlarda metin-merkezli yaklaşımların öne çıkması ve metnin kendisinin; yazarından ve tarihinden daha güçlü bir otorite haline gelmeye başlaması, Kur'an'ın Mushaf tertibinin mantığı üzerinde yoğunlaşan bir literatürü teşvik etmiştir. Söz konusu arka planda öne çıkan üç yaklaşımdan birincisine göre, metin bütünlüğünün tespiti için Kur'an, kendi tarihinde metinlerarası bir okumaya tabi tutulmalıdır. Bunun için İslam literatüründen ziyade; kâhin sözleri, kaside, Kitâb-ı Mukaddes gibi "harici" verilere müracaat edilmelidir. İkinci yaklaşımda Kur'an metni, büyük ölçüde tarihinden bağımsız olarak temalar, hitap ifadeleri, kalıp ifadeler, tekrarlar ve retoriğe konu olan bazı unsurlar yardımıyla incelenmelidir. Üçüncü yaklaşımda Kur'an'ın Grek değil Sami kültürüne ait bir metin olduğu, Sami retoriğinde metinlerin doğrusal (lineer) ilerlemekten ziyade simetrik yapılardan oluştuğu vurgulanmaktadır. Yine bu kapsamda bazı sûrelerin ve âyet pasajlarının sahip olduğu varsayılan simetrik yapılardan hareketle bunların dinsel çoğulculuk mesajı içerdiği iddia edilmektedir. Bütün bu yaklaşımların, kayda değer bulguların yanı sıra yer yer öznellik, genelleştirme, indirgemecilik, eklektisizm ve tarihsel veri sıkıntısı gibi birtakım zafiyetler barındırdığı görülmektedir.

Detaylar

Dil: Turkish - Tür: Tez - Sayfalar Sayısı: 344 - Tarih: 2019 - Ülke: TR

Son Eklenen Başlıklar